Tel: 0212 233 09 99 Pbx    E-Mail: bilgi[at]bridgeyurtdisiegitim.com   1999'dan bu yana "Geleceğe Açılan Köprünüz"

Blog

03 May

Mesleğiniz ya da seyahatleriniz için bilmeniz gereken bazı İngilizce turizm terimleri

Yüzyılımızın en büyük ve önemli buluşlarından biri İnternet ise, tüm dünyayı saran bu etkileşimin bir diğer yansıması da şüphesiz turizmdir. Bir zamanlar dünyayı keşfetmek için yola çıkan büyük gemiler ve onların kâşifleri, yerlerini çoktan İnternete bıraktılar, ancak bu gemilerde ve tabii turizmin her kolunda yüksek oranda bir iş gücüne ihtiyaç var. İşte bu noktada turizmin devasa bir endüstri olduğundan söz etmek gerekir. Bu durumda bir diğer ihtiyaç da kesinlikle İngilizce ve diğer diller olacaktır. Kısacası ister bir gezgin olun isterseniz bir turizm çalışanı, eğer uluslararası alanda çalışmak istiyorsanız, mutlaka ve mutlaka en az bir dili konuşabiliyor olmalısınız.

Diyelim ki, Disney Land, Jurassic Park ya da bu tür bir uluslararası arenada tur rehberi olarak çalışıyorsunuz. (Uluslararası seyahat acenteleri, tur şirketleri, oteller, müzeler ya da diğer turizm alanları da de olabilir tabii…) Bu tür iş alanları birbirinden farklı gibi görünse de hepsinin ortak noktası “turizm” ve doğal olarak konukseverliktir ve sonuç olarak İngilizce kelime dağarcığınızın bu tür kelimelerle dolu olması gerekir. Bazı İngilizce turizm sözcüklerinin öğrenilmesi profesyonel mesleğinizin yanı sıra seyahat ederken de oldukça işinize yarayacaktır. Birkaç İngilizce ifadeyle, dünyanın en güzel ormanlarına seyahat edebilir, en eski antik şehirleri gezebilir ya da müzeleri ziyaret edebilirsiniz. Belki de turizm alanında çalışmak tüm bunları işinizin bir parçası yapacaktır. (Doğrusu sadece bunun için dahi, İngilizce öğrenmeye değer!)

Bu makale, profesyonel mesleğiniz -ya da tatil planları- için işinize yarayacak bazı modern turizm kavramlarını içeriyor.

Why learn about international tourism concepts?

Turizm, dünya üzerindeki iş dalları arasında en hızlı gelişen ve değişen sektörlerden biri… Profesyonellerin de bildiği gibi turizm sözlüğüne her gün yeni kavramlar ekleniyor. Bu da, bildiğinizin İngilizce terimlerin sık, sık güncellemesi gerektiği anlamına geliyor. Özellikle de “online reservation”, “advanced booking” ya da “mobile app”ler hakkında… Eğer İngilizcenizi bu alanda kullanmaya karar verdiyseniz kesinlikle öğrenmeniz gereken çok ama çok şey var! Şimdi bu kavramlardan bazılarına birlikte bakalım.

Responsible Tourism

Bu tanımını, ziyaretçilerin ya da turistlerin yerel çevreye ve kültüre saygı duymasını gerektiren bilinçli bir turizm türü olarak açıklayabiliriz. Responsible tourism, sektörün tüm turizm eylemleri çerçevesinde bulundukları bölgeye zarar vermeyecek şekilde hareket etmelerini kapsayan oldukça önemli bir turizm kavramıdır. Doğayı ve yerel otantik değerleri korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek gibi. (Bu alanda İngilizce terimler olarak aşağıdaki başlıkları öğrenmeniz şart!)

1.Carbon Footprint: Doğal çevre üzerinde olumsuz etkisi olan bir aktivite, kişi veya şirketler tarafından yaratılan karbondioksit miktarıdır.

Sample Sentence: Frequent flyers should contribute to projects that help reduce their carbon footprint.

2.Sustainable: Bu terim, sürdürülebilir kaynakların korunması ya da çevreye zarar vermeyecek şekilde değerlendirilmesi veya birçok sınırlı kaynağın (tükenebilecek kaynaklar) olabildiğince az ya da korumalı bir şekilde kullanılması olarak tanımlanabilir.

Example Sentence: Bhutan limits the number of its annual visitors to ensure sustainable tourism.

3.Ecological: Pek de uzak olmadığımız bu İngilizce terim, yerel ekolojinin korunmasını kapsamaktadır.

Example Sentence: An ecological group organizes treks and fundraisers in Mount Kilimanjaro.

4.Experience Tourism: Son zamanlarda pek çok turist ve tur operatörü, dinlenme amaçlı tatiller yerine, keyifli deneyimlere ve farklı aktivitelere odaklanmaya başladı. Uluslararası turizmde bazı popüler seyahat deneyimlerini bu İngilizce terimi kullanarak açıklamanız mümkün…

5.Adventure Tourism: Bu İngilizce terimi daha çok fiziksel -ve zorlayıcı- faaliyetleri içeren bir turizm türü olarak düşünebiliriz. Macera turları, Everest Dağı’na tırmanmak, tropikal Borneo Adasında yürüyüş yapmak gibi.

Example Sentence: Adventure tourism is becoming prominent with visitors trying things like paragliding, free diving and mountain biking.

6.Off the beaten track: Bu İngilizce turizm terimi ise daha çok “alışılmadık” ya da insanların pek de tercih etmedikleri ama oldukça özel ya da sırlarla dolu alanları ziyaret etmek anlamına geliyor.

Example Sentence: I like to travel off the beaten track so that I can explore a place in my term and avoid the crowd.

7.Real Food Movement: Bu ilginç İngilizce terim ise yabancı bir ülkeyi ziyaret edenlerin, yerel mutfak kültürüne olan ilgilerini -yaklaşık olarak- ifade ediyor.

Example Sentence: The real food movement in the city has attracted many food professional chefs as well as foodie travelers.

 İngilizce yeni kelimeler öğrenmek, bir amaca bağlıysa eğlenceli ve kolay olabilir. Yukarıdaki İngilizce terimler hem profesyoneller hem de gezginler için yararlı olacaktır.